Ceza Hukuku

Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Suçu

Av. Burak Kuru
6 dakika okuma
📰

Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, suçtan elde edilen eşyanın hukuka aykırı şekilde el değiştirmesini önlemeyi amaçlayan bir suç tipidir. Bu yazıda Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesi kapsamında suçun unsurları, yaptırımı, kast şartı, nitelikli halleri ve Yargıtay uygulaması incelenmektedir.

Suç Eşyasını Satma, Satın

Alma veya Kabul Etme Suçu (TCK 165)


Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç tipi, işlenen bir suçtan elde edilen eşyanın hukuka aykırı şekilde el değiştirmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bu düzenleme ile, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin meşru ticari hayata karışmasının önlenmesi ve suç gelirlerinin toplumsal düzen üzerindeki olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi hedeflenmektedir.


TCK 165 Kapsamında Suçun Kanuni Dayanağı


Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle başka bir suçun işlenmesi sonucu elde edilmiş bir eşyanın bulunması gerekir. Başka bir ifadeyle, suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, tek başına ortaya çıkan bağımsız bir eşya hareketinden değil; öncesinde işlenmiş bir suçtan elde edilen eşyanın tedavüle sokulmasından doğar.


Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Suçunun Unsurları


1. Önceden İşlenmiş Bir Suçtan Elde Edilmiş Eşyanın Bulunması


Bu suçun oluşabilmesi için, ortada başka bir suçun işlenmesi sonucu elde edilmiş bir eşya bulunmalıdır. Eşyanın suçtan elde edildiği hususu somut olayda açık şekilde ortaya konulmalıdır. Örneğin eşyanın:


  • hırsızlık
  • dolandırıcılık
  • güveni kötüye kullanma
  • yağma gibi bir suçtan elde edilmiş olması mümkündür.


2. Fiil Unsuru: Satma, Satın Alma veya Kabul Etme


Failin suç eşyası üzerinde gerçekleştirdiği:


  • satma
  • satın alma
  • kabul etme fiillerinden herhangi biri, suçun maddi unsurunu oluşturur. Burada özellikle kabul etme kavramı, uygulamada yalnızca mülkiyet devrini değil; eşyanın kullanım veya faydalanma amacıyla teslim alınmasını da kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır.


3. Kast Unsuru


Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin:

  • eşyayı suçtan elde edildiğini bilerek
  • ya da şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bilebilecek durumda olarak hareket etmesi gerekir.


Bu nedenle suçun manevi unsuru bakımından: doğrudan kast ve olası kast gündeme gelebilir. Fail, devraldığı, sattığı veya kabul ettiği eşyanın suçtan elde edildiğini bilmiyor ve somut olayın koşullarına göre bilebilecek durumda da bulunmuyorsa, suçun kast unsuru oluşmaz.


Suçun Mağduru


Bu suçun mağduru kamu düzenidir. Zira suç eşyasının tedavüle sokulması:


  • suçtan doğan haksız kazancın korunmasına
  • suç gelirlerinin meşrulaştırılmasına
  • yeni mağduriyetlerin doğmasına imkan sağlayabilmektedir. Bu nedenle kanun koyucu, yalnız eşyanın asıl sahibini değil, aynı zamanda toplumsal düzeni ve hukuki güvenliği de korumaktadır.


Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Suçunun Cezası


Türk Ceza Kanunu’nda bu suç için öngörülen temel yaptırım: 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre temel cezayı belirlerken eşyanın niteliğini, failin kast yoğunluğunu ve olayın oluş biçimini dikkate alır.


Cezayı Artıran Haller


Bu suç bakımından bazı durumlar daha ağır değerlendirilmekte ve cezanın artırılması gündeme gelebilmektedir.


Meslek Edinilerek veya Birden Fazla Kez İşlenmesi


Suçun meslek edinilerek ya da birden fazla kez işlenmesi, nitelikli hal kapsamında değerlendirilir ve verilecek cezanın artırılmasına neden olabilir.


Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi


Fiilin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi uyarınca ayrıca yaptırım uygulanması gündeme gelebilir.


Eşyanın Miktarı, Önemi ve Değeri


Uygulamada, suç konusu eşyanın:


  • miktarı
  • ekonomik değeri
  • önem derecesi
  • meydana gelen zararın ağırlığı temel cezanın artırılması bakımından dikkate alınmaktadır.


Tekerrür


Failin mükerrir olması halinde, Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesindeki tekerrür hükümleri genel ağırlaştırıcı neden olarak uygulanabilir.


Cezayı Azaltan Haller


Bazı durumlarda cezanın hafifletilmesi veya suçun hiç oluşmaması söz konusu olabilir.


Etkin Pişmanlık Kapsamındaki Durumlar


Fail, suç konusu eşyanın ele geçirilmesini sağlamış veya mağdurun zararının giderilmesine katkıda bulunmuşsa, somut olayın özelliklerine göre lehine değerlendirme yapılması mümkündür.


Eşyanın Değerinin Düşük Olması


Suç konusu eşyanın değerinin düşük olması, hakimin temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşmamasına neden olabilir.


Bilmeme veya Bilebilecek Durumda Olmama


Failin, eşyanın suçtan elde edildiğini bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığı ispatlandığında suçun unsurları oluşmayacağından beraat kararı verilmelidir.


Ön Suça İştirak Etmeme Şartı


Bu suçun oluşabilmesi için failin, eşyanın elde edildiği öncül suça iştirak etmemiş olması gerekir.Örneğin fail, eşyanın elde edildiği:


  • hırsızlık
  • dolandırıcılık
  • yağma gibi asıl suça iştirak etmişse, artık eylem TCK 165 kapsamında değil; iştirak ettiği asıl suç kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2019/13120 E., 2019/16937 K. sayılı kararında, bir sanığın eyleminin hırsızlık suçuna iştirak değil, 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır.


Suç Vasfının Belirlenmesinde Dikkate Alınan Kriterler


Yargısal uygulamada, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda diğer delillerle birlikte özellikle bazı somut ölçütler dikkate alınmaktadır.


Suç Eşyasının Nereden Satın Alındığı


Eşyanın, hayatın olağan akışına aykırı şekilde ve o eşyaya dair normal alım-satım işlemlerinin yapıldığı yerlerin dışında satın alınması, suçun işlendiğine dair belirti olarak kabul edilebilmektedir. Örneğin normalde mağaza, bayi veya ikinci el satış platformları yerine olağan dışı ve denetimsiz bir ortamda eşyanın satın alınması, kastın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.


Malın Normal Değerinin Çok Altında Satın Alınması


Yargıtay uygulamasında, bir malın hayatın olağan akışına aykırı derecede piyasa fiyatının altında satılması önemli bir kriterdir. Özellikle malın piyasa değerinin çok altında veya misliyle düşük bedelle alınması, malın çalıntı ya da suçtan elde edilmiş olabileceğinin bilinmesi bakımından karine olarak değerlendirilebilmektedir. Buna karşılık, malın ikinci el piyasa değerine yakın bedelle alınması halinde kastın varlığı her somut olayda ayrıca ispatlanmalıdır. Nitekim Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2014/11495 sayılı kararında:

Sanığın ikinci el piyasa değerine yakın değerde satın aldığı telefonun suç eşyası olduğunu bilerek aldığına dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı halde TCK 165 gereği cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Teammüllere Göre Gündüz Alınması Gereken Bir Malın Gece Vakti Satın Alınması


Uygulamada, teamüllere göre gündüz alınması beklenen bir malın gece vakti satın alınması da hayatın olağan akışına aykırı bir durum olarak değerlendirilebilmektedir.Bunun yanında:


  • acil ihtiyacı karşılamak için alındığı söylenen malın gerçekte acil ihtiyaçla ilgisinin bulunmaması
  • malın gerekmediği halde depolanması
  • gizlenmeye çalışılması gibi olgular da diğer delillerle birlikte kastın belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.


Kast Unsurunun Önemi


TCK 165 bakımından en kritik unsurlardan biri kasttır. Suçun oluşabilmesi için failin:


  • devrettiği
  • kabul ettiği
  • satın aldığı eşyanın bir suç sonucu elde edildiğini bilmesi ve istemesi, ya da en azından şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bilebilecek durumda olması gerekir. Aksi halde, yani failin bu bilgiye sahip olmadığı ve somut olayın koşullarına göre bilebilecek durumda da bulunmadığı hallerde, suçun manevi unsuru oluşmayacağından mahkumiyet kararı verilemez.


Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme


Yargıtay uygulaması, TCK 165 kapsamındaki suçun değerlendirilmesinde özellikle şu noktalar üzerinde durmaktadır:


  • eşyanın gerçekten bir suçtan elde edilip edilmediği
  • failin öncül suça iştirak edip etmediği
  • eşyanın satın alınma koşullarının olağan olup olmadığı
  • bedelin piyasa değerine göre makul sayılıp sayılmadığı
  • failin suç eşyası olduğunu bilip bilmediği veya bilebilecek konumda bulunup bulunmadığı


Bu nedenle her somut olay, yalnızca eşyanın kaynağına göre değil; alım satım koşulları, bedel, zaman, yer ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilerek çözümlenmelidir.


Sonuç


Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, suçtan elde edilen eşyanın hukuka aykırı biçimde ekonomik ve sosyal dolaşıma sokulmasını önlemeye yönelik önemli bir suç tipidir. Bu suçun oluşabilmesi için eşyanın başka bir suçtan elde edilmiş olması, failin öncül suça iştirak etmemesi ve en önemlisi eşyanın suçtan elde edildiğini bilerek veya şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bilebilecek durumda hareket etmesi gerekir. Bu nedenle TCK 165 kapsamındaki uyuşmazlıklarda, olayın yalnızca yüzeysel görünümüne değil; eşyanın niteliğine, satış bedeline, alım şekline ve failin bilgi düzeyine ilişkin tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.


Sık Sorulan Sorular


Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu nedir?

Bu suç, başka bir suçtan elde edilmiş eşyanın satılması, satın alınması veya kabul edilmesi suretiyle işlenir ve TCK 165’te düzenlenmiştir.


TCK 165 suçunun cezası nedir?

Bu suçun temel cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.


Bu suç taksirle işlenebilir mi?

Hayır. Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu yalnızca kasten işlenebilir.


Failin eşyanın suçtan elde edildiğini bilmesi şart mıdır?

Evet. Failin eşyanın suçtan elde edildiğini bilmesi veya en azından bunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilebilecek durumda olması gerekir.


Önceki suça iştirak eden kişi TCK 165’ten sorumlu olur mu?

Hayır. Fail, eşyanın elde edildiği öncül suça iştirak etmişse artık TCK 165 değil, iştirak ettiği asıl suç kapsamında sorumlu tutulur.


TCK 165 Kapsamındaki Davalarda Hukuki Destek


Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçuna ilişkin soruşturma ve davalar; kast unsurunun tespiti, öncül suçla bağlantının belirlenmesi, suç vasfının doğru tayini ve Yargıtay içtihatlarının somut olaya uygulanması bakımından teknik değerlendirme gerektirir. Bu nedenle sürecin ceza hukuku alanında uzman bir avukat tarafından takip edilmesi, hem savunma hakkının etkin kullanılması hem de hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır.

İlgili Makaleler